banner133

“Benim için hayatın anlamı MALATYA”

Malatya ve Malatyalıya adanmış bir ömür. Kurucusu, yöneticisi olduğu STK’lar ile Malatyalılara fayda için çırpınmayı kendine ilke edinmiş biri. Siyasi ve kişisel beklentilerden uzak ‘tek çıkarım Malatya’ diyebilecek kadar dürüst bir insan aynı zamanda.

03 Kasım 2016 Perşembe 18:21
Bu haber 8341 kez okundu
 “Benim için hayatın anlamı MALATYA”
 Malatya Eğitim Vakfı Yüksek İstişare Başkanı İşadamı Şaban TAÇYILDIZ:     
“Benim için hayatın anlamı MALATYA”

 

Malatya ve Malatyalıya adanmış bir ömür. Kurucusu, yöneticisi olduğu STK’lar ile Malatyalılara fayda için çırpınmayı kendine ilke edinmiş biri. Siyasi ve kişisel beklentilerden uzak ‘tek çıkarım Malatya’ diyebilecek kadar dürüst bir insan aynı zamanda.




Kurucularından olduğu MEV ile bugüne kadar binlerece öğrencinin okumasına aracılık eden Şaban Taçyıldız, Malatyalı olan 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal zamanında başladığı sivil toplum kuruluşlarındaki görevlerini değişik pozisyonlarda hiç aksattırmadan günümüze kadar getirdi. Her fırsatta her platformda Malatya’nın daha güzel olması Malatyalıların toplumda daha iyi bir yere gelmesi için çaba sarf eden Taçyıldız, siyasete de her zaman uzak durdu. Onun için önemli olan kendi siyasi geleceği değil Malatya’nın geleceğiydi. Hep bu pencereden baktı hayata. Malatya’da son otuz yılda yapılan her güzel işte bir şekilde onunda imzası var ama o mütevaziliği ile asla kendine pay çıkarmıyor hiç birinden ve şöyle özetliyor tüm bu çalışmalarının nedenini: “Benim hayattaki tek çıkarım Malatya” Şaban Taçyıldız ile geçmişten günümüze bir yolculuk yaptık. işte Özal yıllarından bugüne birçoğunu ilk kez okuyacağınız Malatya gerçekleri:

İNSAN AYRIMI YAPMADIM

Malatya sevdalısı bir insanız. Tabi hepimizin aynı tempoyla çalışması mümkün değil. Ben inanıyorum ki o toplantıya katılmayanlar, gelmeyenler, bizimle olmayanlar bile Malatya’yı sevmiyorlar değil. Hepsi geliyor, gelmeseler bile gönülleri orda, bizlerle beraberler, her konuda yanımızdalar. Bundan dolayı bizim genimizde var, rahmetli babam derdi ki “Aman oğlum sen ilerde sivil toplum örgütlerinin başına geçeceksin, ama orda hep Malatya’yı ön planda tutacaksın, hiçbir siyaset yapmayacaksın, partili olmayacaksın. Bu vakıflarda, derneklerde, siyasi yerlerde taraf olunmaz' Ben de onun vasiyetine uyarak o günden bu güne ben hiçbir taraf olmadım. Hiçbir partinin sempatizanı olmadım, her şey içimizdedir. Bir vakıf başkanlığı yaptık, dernek başkanlığı yaptık. Hiçbir insan ayrımı yapmadım. Şu alevidir, şu sünnidir, şu Türk’tür şu Kürt’tür demedim. Bu insanları ayırmak, memleketleri, kasabaları ayırmak  güzel bir hareket değildir. Malatya’mız doğunun en güzel şehirlerinden bir tanesidir. Sanatçısı bakımından, işadamları bakımından, sanatkarları bakımından, ne ararsanız Malatya’da vardır. En güzel örnekler Malatyalılarda. Okumuş doktor olmuş, mühendis olmuş, kaymakam olmuş, vali olmuş, asker olmuş işadamı olmuş Malatyalı eğitime de çok önem veriyor.

ÖZAL VAKIF OLSUN İSTEDİ VE TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLDUK

-Eğitim demişken Malatya Eğitim Vakfı’nı kurma nedeniniz neydi?

Cumhurbaşkanı Turgut Özal beni Ankara’ya çağırmıştı. ‘sordu çalışmalar nasıl gidiyor’ düşüncemizi anlattım. Vakıf olursa insanlar bağışlarını daha rahat yapar ve daha fazla çocuğa yardım etme şansı olur’ dedi. Biz de onun emirleri doğrultusunda Malatya’nın köklü insanlarından, kurucular kurulu kurduk. Mustafa Kaftan, Davut Kölük, Şahin Zabcı, Mehmet Akif Bulut, Necmettin Bitlis, Selahattin Bitlis, Naci Ekşi gibi arkadaşlarımız vardı. Çalık ailesi de MEV’e ciddi katkı sağladı. Burslarla başladık, kriterlerimizin en önemlisi insan ayrımı yapmamak, görüş farkı olmaksızın herkese aynı ulaşabilmekti. Türkiye’deki diğer vakıflara da örnek olduk. O günden bugüne kadar on bin üzerinde öğrenci okuttuk. İlkokullar, sağlık ocakları, kreşler, liseler, üniversiteler, camiler, cem evleri, hastaneler, köprüler, yollar… Bunların hepsinin içinde Malatya Eğitim Vakfı’nın bir katkısı mutlaka vardır.

MEV, ÜSTÜN HİZMET MADALYASI GETİRDİ

-Bir de sizin döneminizde TBMM’den üstün hizmet madalyası aldınız.

Evet, o dönem Vakıflarla ilgili bilgi doküman istendi bakanlık tarafından biz de diğer vakıflar gibi gönderdik. ‘Malatya Eğitim Vakfı, TBMM’nin üstün hizmet madalyasına layık görülmüştür’ diye yazı geldi. Ödülümüzü almaya gittiğimizde meclis başkan yardımcısı ‘Bileğinin hakkıyla, gücüyle tek ödüle layık vakıf sizsiniz’ dedi. Sonrasında Askeriyeden, Adalet Bakanlığı’ndan, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan, Maliye Bakanlığı’ndan ve türlü türlü kurumlardan ödüllere layık görüldük. Uluslararası Vakıf ödüllerine layık görüldük.


BENİM İŞİM SİYASETLE DEĞİL FAKİR FUKARAYLA

-Daha önce burs verdiğiniz öğrencilerle mezun olduktan sonra karşılaştıklarınız oluyor mu?

Malatya Eğitim Vakfı’ndan burs alarak buraya geldim diyenleri duyuyoruz. Atıyorum bu kadar öğrenciye burs vermişsin de yüz kişisi aramamış bu normaldir. Ama en az 700-800 öğrencimiz bizi arıyor, ben memurum şu oldum, bu oldum diyor, adresini veriyor.

-Bunları bir araya getirecek bir organizasyon yapsanız senede bir ya da iki kere diğer vakıflara da örnek olmaz mı?

Bu önerini, vakıftaki arkadaşlarıma da söyleyeceğim, imkanlarımıza göre arkadaşlarımızı davet edip bir yemek düzenleyeceğiz. Bu yaptıklarımız bizim Allah rızası için hepsi. Ne milletvekili oldum, ne adayı oldum, ne belediye başkanı oldum, ne de adayı… Hiçbirine girmedim ben. Benim siyasetle işim yoktu. Benim işim halkla, fakir fukarayla, ihtiyaç sahibi insanlarla. Bu nedenle biz ailemizden daha ileri götürmeye çalışıyoruz bu paylaşım duygusunu.

MALATYA ÇOK DEĞİŞTİ

-Malatya’nın gelişimini nasıl görüyorsunuz? Büyük şehir olduktan sonraki değişimler nedir sizce? Büyük şehrin faydası var mı yok mu?

Malatya’nın cephesi, çehresi değişiyor. Ciddi şekilde değişiyor. Caddelerinde, bulvarlarında, parklarında, otellerinde, restoranlarında artık Malatya bir başka. Şimdi artık Malatya’ya hangi misafirini getirirsen getir, hiç korkma. En iyi oteller de restoranlar da var. Eskiden bir misafirimizi bir yemeğe götürelim diye güzel bir lokanta bulamazdık. Şimdi bakıyorsunuz muhteşem restoranlar var. Gündüzbey, Yeşilyurt’ta bahçelerin içinde çok güzel yerler var. Malatya’nın çok güzel bir şansı daha var, Allah razı olsun; üniversite.

EĞİTİM VE SAĞLIK HER ZAMAN ÖNCELİK

-Siz üniversitenin kurucularındansınız, yönetim kurulundasınız. Onu bir konuşalım, biraz anlatır mısınız?

Malatya’da o zaman İnönü Üniversitesi vardı fakat bu kadar gelişmiş değildi. Özal Amerika’dan tedaviden döndüğünde bu hastanenin aynısının Malatya’ya yapılmasını istedi. Bunun için Pera Palas’ta bir toplantı yapılacağı söylendi. Yurt dışındaydım döndüğümde herkesi arayarak toplantıya katılmasını sağladım. Özal o toplantıda, projeyi anlatırken ‘Malatya Ortadoğu’nun hastaneler şehri olacak. Bütün Avrupalılar, Araplar, doğulular buraya gelip tedavi olacaklar. Böyle hastane istiyorum’ dedi. Sonra hastaneye başladık, vakfı kurduk. YÖK başkanı Doğramacı ve Süleyman Demirel hastanenin Malatya’ya yapılmasının lüks olduğunu söylediler ancak biz temeli attık. İnşaat su basma seviyesine geldiğinde Özal vefat etti. Demirel Malatya’ya geldiğinde halk hastane için destek istedi. Demirel ‘Özal benim kardeşimdi dedi, yarım bıraktığı işi bitirmeden gitmem’ dedi. Bu çok güzel bir sözdü bizim için.

TÜFENKCİ GÖREV ADAMI

- Malatyalı bir bakanımız var Gümrük ve Ticaret’ten sorumlu

Bülent Tüfenkci o işe layık bir insan, efendi, saygılı, kibar, büyüğünü-küçüğünü bilen mükemmel bir insan. Yıllardır Malatyalı bir bakan çıkarılmadığı için üzülüyordu. Bunun oluşu bizim için bir nimet. Bazı eksikliklerin tamamlanmasında çok büyük emeği var. Milletvekillerimiz de iyi insanlar. Öznur Hanım da çok güzel çalışıyor. Diğer milletvekillerimiz de bir şeyler yapma gayreti içerisindeler. Şimdi artık kaytarma zamanı değil, milletin gözü açıldı. Millet artık bakıyor, yaptıklarınızı görüyoruz yapacaklarınızı takip ediyoruz diyorlar. Biz yokluğu da gördük, varlığı da gördük. Biz öyle bir kuşağız. Gaz yağının olmadığı zaman, ekmeğin karneyle satıldığı zaman, hele gaz yağı kuyruğuna, ekmek kuyruğuna girdiğimiz zamanları unutmadık. Yokluk gördük. Ama sonra bir de varlık yaşadık. Özal ile gelen bir varlık vardı.

-Bakan Tüfenkci’nin kalabalık toplantılarda size dönerek “Öyle değil mi Şaban ağabey?” , “Bunu Şaban Taçyıldız ağabeyimiz bilir” demesinin sebebi nedir?

Şimdi bu gönül meselesi, kimse kimseyi zorla sevmez. Eğer kanın çekiyorsa seviyorsundur, kanın çekmiyorsa sevmiyorsundur. Ben ona hiçbir dönemde ara vermedim, her zaman bir isteğiniz var mı, bir eksiklik var mı diye halini hatırını sordum. O da Yeşilyurtlu, beni en iyi o tanıyor, onu en iyi ben tanıyorum. İyi olmasa, dürüst olmasa, efendi olmasa biz onun peşinden gider miyiz? Gerçekten düzgün bir insan, Allah işini gücünü rast getirsin.

ZOR BİR SÜREÇTEN GEÇİYORUZ

Ülkemize karşı, hükümetimize karşı, cumhurbaşkanımıza karşı gayet saygılı, sevecen bir yapımız var. Onun için Özal gitti, ikinci bir Özal geldi diyorlar Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan için. Ona eşdeğer gösteriyorlar. Zaten seçim sonucunda aldığı oylar da bunu gösteriyor. Allah memleketimize zeval vermesin. Önemli bir dönem geçiriyoruz, önemli bir süreç geçiriyoruz. Allah hakkımızda hayırlısını versin. Biliyorsunuz Suriye’deki, Irak’daki durumları. Ortadoğu karışıyor. Bu dönemde en iyi şekilde yönetmek lazım.

EN KÜÇÜK OLUMSUZLUK DUYMADIM

-Ticaret ve gümrükle ilgili, size gelen bir şikayet var mı? Şu şöyle olsun ya da şu kanun çıksın diye?

Benim duyduğum yok, bu millete insan beğendirmek çok zordur. Ama Bülent Bey ile ilgili en ufak olumsuz bir fikir duymadım. Malatya Eğitim Vakfı’nın Maliye Bakanlığı ile ilgili bir sorunu vardı. Kaç yıldır çözemedik, o kadar insan geldi gitti, bir tanesinden ciddi bir destek almadık. Ama sağ olsun, Bülent Beye durumu anlattık, hemen telefonu açtı bize randevu aldı. ‘Yardımcı olun, herhangi bir para da alınmasın bu vakıf öğrencilere yardım için kurulan bir vakıf’ dedi.

MALATYALININ HEDİYESİ KAYISI OLUR

-Gittiğiniz yerlere Malatya kayısısını hediye olarak götürüyorsunuz. Bunun özel bir nedeni var mı?

Malatya’nın reklamını yapıyoruz. Malatya’yı öne çıkarıyoruz. Malatya güzel bir şehir oluyor. Malatyalıların cömert olduklarını görüyorlar. Gidiyorsun yani bir kutu kayısının ne değeri var ağabey? Benim bu sene dağıttığımı sen bilirsin, kamyonlarla gitti. Ankara’ya da İstanbul’a da geldi. Bahçe tutuldu. Allah razı olsun Ahmet Çalık’tan. Adam kalktı özel kayısı bahçeleri, kiraz bahçesi tuttu. Sadece Ankara’ya değil. İzmir’e, Antalya’ya, Hakkari’ye, Ağrı’ya hep gönderdim. Malatya’da vazife yapmış; paşalar, hukukçular, hakimler, savcılar, öğretmenler, valiler, kaymakamlar, bunların hepsine gönderdik yani. Önümüzde isimleri olanlara, yeni bildiklerimize hepsine gönderdik.

HER ŞEYİN BAŞI SEVGİ

Malatyalılara bir çağrınız var mı?

Malatya çok büyük bir şehir, artık büyükşehir oldu. Çok göç aldı, sağdan soldan çok insan geliyor. Bunlar da bizim kardeşlerimiz, bunlarla da beraber el birliğiyle, gönül birliğiyle beraber, birlikte çalışıp Malatya’nın kültürünü ve ahlak dokusunu korumak kaydıyla samimi, içli dışlı olalım. Birbirimizi kırmayalım, ezmeyelim, üzmeyelim. Malatya gerçekten mükemmel bir şehir. Battalgazi’nin memleketi, İnönü’nün memleketi, Özal’ın memleketi daha kimleri söyleyeyim size… Bu insanların kemiklerini sızlatmayalım her şeyin başı sevgi.

TEK ÇIKARIM MALATYA

Üniversitemize çok iyi bir rektör geldi, Ahmet Kızılay. Malatyalı olarak ona sahip çıkacağız. Sağ olsun hiçbir isteğimizi kırmadı oradaki personelin şevkini kırmamak gerekir. Valimiz de öyle, çalışkan, heyecanlı, dinamik, devamlı hareket halinde çalışan bir insan. Şansımız varmış yani Allah yüzümüze baktı. Yeşilyurt kaymakamı Babahanoğlu’da çok efendi bir insan. Şimdi belediye başkanımız ciddi çalışıyor, hakkını inkar etmek mümkün değil. Bu övgüleri çıkarım olduğu için söylediğimi düşünenler olabilir benim tek çıkarım Malatya’dır. Malatya’ya, herkese bütün emeklerim helal olsun.

Yeşilyurt kaymakamı sizce valiliği hak ediyor mu?

 

Şimdi bazı insanlar gücünün yeteceği yere gözünü kestirir. Güç meselesi. Ben acaba böyle bir yere varıyorsam böyle bir yönetimi becerebilir miyim dersen, yüzde yüz pozisyonuyla, kariyeriyle, bilgisiyle, akademik yapısıyla ben bu işi yaparım dediği zaman olur zaten. Liderlik başka bir şey. Gözüne kestireceksin. Ankara’da dostların arkadaşların olacak, dilin tatlı olacak, merhametli olacaksın, insanları seveceksin.(Ahmet Yunus TUNÇ-İSTANBUL)

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner140
    banner130
    banner131
    Hava Durumu
    Tümü Anket
    Ne Tür Haber Okuyorsunuz ?

    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:
    E-Gazete
    • Haber-Sistemi - 10 Ağustos 2011Manşeti
    Karikatür
    • Twiit
    Sen de Yaz
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri
    Siz de yazmak istemez misiniz?
    Ziyaretçi Defteri
    Arşiv

    banner129

    Safak Gazetesi MES Yan Sol -->