banner133

Genç şairden; Umuda yolculuk

Gülcenaz Arslan, çocukluğunda başlayan şiir yazma merakının annesinin desteği ve ortaokulda yarışmada elde ettiği dereceyle adeta taçlandığını söyledi. Şiir yazarken insanların hayat hikayelerinden yola çıktığını belirten şair hayata dair sorularımızı cevapladı.

17 Haziran 2017 Cumartesi 00:56
Bu haber 4837 kez okundu
 Genç şairden; Umuda yolculuk
 Genç şairden;
Umuda yolculuk

 

Gülcenaz Arslan, çocukluğunda başlayan şiir yazma merakının annesinin desteği ve ortaokulda yarışmada elde ettiği dereceyle adeta taçlandığını söyledi.  Şiir yazarken insanların hayat hikayelerinden yola çıktığını belirten şair hayata dair sorularımızı cevapladı.


Genç şair Gülcenaz Arslan, hoşgörü ve samimiyetin kendisi için vazgeçilmez olduğunu söyledi. Kastamonulu bir baba ve Edirneli bir annenin çocuğu olarak 2003 yılında dünyaya gelen Arslan, sakin bir yapıya sahip olduğunu, bu sakin yapının da daha küçük yaşlarda kendisini şiir yazmaya ittiğini kaydetti. İlkokulda doğa temalı şiirler yazmaya başlayan ve Ortaokul 1. Sınıfta ‘Çanakkale’  şiiri ile derece alan Arslan, annesinin de yönlendirmesiyle şiire daha fazla ilgi duyduğunu anlattı. ‘GERÇEĞİN ŞİİRİ FOTOĞRAF; HAYALİN FOTOĞRAFI ŞİİR’ adlı projede Umuda yolculuk şiiriyle 1. olan Gülcenaz Arslan, çocukluğunu bugünü ve hedeflerini anlattı:

-Şiir yazmaya nasıl başladınız?

Şiir yazma merakı aslında her çocukta olduğu gibi küçük yaşlarda oldu ben sadece bunu sonrasında da devam ettirdim. Okul yıllarında arkadaşlarımın anlattıkları onların hayat hikayeleri ya da çevremdeki insanların hayat hikayeleri bana ilham kaynağı oldu. Onların dertlerini dinledikçe onları şiirle yorumlamaya başladım. Ancak bununla da yetinmedim, doğayı da dinledim adeta kuşları, ağaçların rüzgardaki sesini…


-Şiir yolculuğunuzda en çok kimden destek gördünüz?

Hiç kuşkusuz bu sorunun cevabı annem olmalı. Annem benim ilk şiirlerimden itibaren hep yanımda oldu. Onlar belki iyi değildi ama o dünyanın en iyi şiirini yazmışım gibi yanımda oldu ve şiir yazmaya devam etmem için sürekli beni motive etti. Annemin şiir konusunda bilinçli olması belki de benim şiir yazmamdaki daha doğrusu şiir yazmaya devam etmemdeki en büyük etkenlerden biri oldu.

-Sizi etkileyen yada okuduğunuz şairler kimlerdir ?

Can Yücel, Nazım Hikmet Ran, Necip Fazıl Kısakürek, Namık Kemal, Cahit Sıtkı Tarancı sıklıkla okuduğum şairler arasında ancak sadece bunlarla sınırlı değil birçok şairi okuyorum fakat etkilenmek değil de hepsinden edindiklerimi harmanlıyor kendi süzgecimden geçiriyor ve kendi şiirlerimi öyle kaleme alıyorum.

-Şiir ile ilgili hedefin nelerdir ?

Lise tercihlerinde Sosyal Bilimler Lisesini ilk sıralara yazdım. Öncelikli hedefim bir şiir kitabı çıkartmak. Daha sonra üniversitede Siyasi Bilimler bölümünü okurken yan dal olarak şiir yazmaya ve edebiyatımıza eserler kazandırma hayalim var.


-Okulunuzdan bahseder misiniz?

Bahçelievler Bülent Ecevit Ortaokul Müdürümüz Mehmet Nuri Kaynar,  Okul Aile Birliği ile birlikte çok güzel bir ortam oluşturdu. Öğretmenlerimizin de bu aile ortamında yer almasıyla birlikte biz öğrencilere olan desteklerde çok yönlü olmaya başladı. Spor, sanat, proje ve daha birçok alanda okul olarak ödüller kazandık.Tübitak’ın Bülent Ecevit Ortaokulu ile düzenlediği Bilim Fuarında ben de gerek resim gerek proje veya şiir dallarında bir sürü ödüle layık görüldüm. Tabii ki bu başarıları tek başımıza elde etmedik. Bahçelievler Kaymakamımız Mehmet Ali Özyiğit ve Bahçelievler İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Emin Çıkrıkçı’da bizlere her konuda destek oldu. Bu nedenle emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

 


-Matematikle şiir birbirine uyumlu mu?

Aslına bakarsanız her şey şiirle uyumludur. Bazen bir rakam insana şiir yazdırır, bazen başka bir nesne. Hece ölçüsü ve vezni de eklerseniz matematik ve şiir arasındaki uyumu görmek çok daha kolay olur. Bazen bir fotoğraf karesi şiirin ta kendisi olabilir mesela.


-Fotoğraf çekmeyi sever misin?

Fotoğraf çekmeyi çok severim. Çoğu zaman doğa fotoğrafları çekerim. Bir de bunun üstüne farklı bakış açıları eklenince bir hayalin gerçeği oluyor aslında her şey.

-Çocuklarla iletişim nasıl kurulmalıdır?

Çocukların dili, hayal dünyaları, kelimeleri bile farklıdır. Onların anlayacağı şekilde sevgiyle iletişim kurulmalı diye düşünüyorum. Empati kurarak yaklaşmak, kızmadan uyarmak onların gelişimini olumlu etkiler. Ancak onlara olumsuz cümleler kullanılmamalıdır. Sürekli ‘yapma, etme’ denilen bir çocuk bir şey yapamaz özgüvenini kaybeder.


-Bir çocuğun gelişimindeki en önemli dönem hangisidir?

Çocukların hayal dünyaları çok geniştir. Özellikle 4-6 yaş grubu benim için çok önemli. Bu yüzden her zaman her yaşta çocuklara değer verilmelidir.

-Aileniz sizi nasıl yetiştirdi?

Onlar benimle iletişimlerinde orta yolu buldular. Bana bir birey olduğumu hissettirdiler. Her konuda sanki ailenin büyük bir üyesiymiş gibi benim de fikrimi aldılar. Bu da elbette çok doğru bir yoldu ve ben böyle bir aileye sahip olduğum için şanslıyım.


-Babanın hayatındaki rollü nedir?

Elbet bir babanızın olması çok güzel. Ama bu konuda daha çok yanımda olan kişi annemdir. Babaların çocuklarına bir masal okuyuşu bile her şeyi değiştirebilir. Bu açıdan çocuklarınıza daha da yaklaşın. Babalar günlük koşuşturmaca içinde bazen çocuklarının yanında olamıyor ama aslında onlara okuyacakları bir kitap birlikte gidilecek bir park çocuk için çok şey ifade ediyor.

-Çıkan kitabı eline aldığında ne hissettiniz?

İlk defa şiirimi bir kitapta görmek beni gururlandırdı. O an çok farklı hissettim. Şiirlerimize değer verilmesi ayrı bir mutluluktu benim için.

-Bu tür projelerin desteklenmesini ister misiniz?

Tabii ki çok isterim. Benim gibi yüzlerce çocuk var ve ne yazık ki çoğu keşfedilemiyor. Bu tür projelerin dernekler ve okullar tarafından desteklemesi gerektiğini düşünüyorum. Böyle projelerin ortaya çıkması toplumu ilerletir diye düşünüyorum.

 

-Teknoloji gelişti fakat bağımlılık arttı bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Teknolojinin zararlı olduğu gibi yararlı yönleri de var ancak son dönemde zararlı yönleri baskın olmaya başladı. Zaman öldürmenin tam karşılığı olan bu zarar ne yazık ki bir neslinde yok olmasına neden oluyor. Okuma-yazma oranı artıyor belki ama bilgiye meraklı olmayan ülkelerin ilerlemesi söz konusu olamaz. Bu tür projeler ise bir kuşağın kurtuluşu anlamına geliyor bana göre.

-Ailelerde abi ve ablaların rolü nedir?

Abla ve abiler kardeşlerine rol model olmalıdır. Bir karar alınacağı zaman bunun sonucunu söyleyen hata yapmayı önleyen ayrıca hatalardan ders çıkarttırabilecek aile bireyleri olmalıdır.


-Okullarla ilgili Milli Eğitim politikasını nasıl buluyorsun?

Ben bu sistemi çok yanlış buluyorum. Bazı öğrenciler sınav stresinden dolayı sağlık problemleri yaşıyor. Bende bu öğrencilerin içinde olduğum için bunun zorluğunu biliyorum.

-Şiir tarzınız nedir?

Serbest ya da kafiye tarzını kullanıyorum. Çoğunlukla serbest stili seçerim sebebi ise daha özgür hissetmemdir.   

-Sayın Genç şairim bize zaman ayırıp aydınlattığın ve gençlere örnek teşkil ettiğiniz için çok teşekkür ederiz
.

 Ben size çok teşekkür ederim,beni ve benim gibi Aydınlık yarınları düşünen gençlerin fikirlerini toplumumuzla buluşturduğunuz için.

 

 Röportaj:Cemre DURMUŞ-PINARBAŞI HABER AJANSI (PHA)

 

 

UMUDA YOLCULUK

Hayallerin geleceği olmalı,

Barış içinde gökkuşağı gibi rengarenk...

Silah sesleri değil,

Çocukların mutluluk çığlıkları inlemeli.

Bilmelisin ki;

Gözlerine gözyaşı yakışmaz masum çocukların

Kocaman yürekleri aşkla haykıran...

 

Bize de öğret masum olmayı çocuk

Kirli dünyaya;

Bir daha el sürmeyeceğine yemin etmişçesine

Öğret ki, yüzüne bakabilelim çocuk...

 

Her yer hıçkırıklarla boğuluyor be çocuk!

Güneş doğmuyor sanki ruhunuza,

Gıcırdayan kapıların ardından,

Korkak korkak bakma çocuk,

Utandırma bizi...

 

 

Düşen güz yapraklarını kurtarmayı beklercesine

Umutla köprü kurmuş gözlerinde çocuk!

Bir yıldız daha kayıyor

Ve biz yine tutamıyoruz çocuk...

Üstüne sinsilik sinmiş dünyada;

Adalet nedir? Öğretir misin bize çocuk?

 

Adaleti bozmayı ilke edinmişiz...

Çıplak ayakla dolaşmana,

Bir ömür boyu mutluluk sığdırmış kalbini 

Acıtmaya göz yummuşuz çocuk...

 

Mutsuzluğa mahkum edilmeni,

Sevgiyle yanıp tutuşan gözlerinin sönmesini,

Öyle bakma çocuk utandırma bizi,

Naralarla atan kalplerinizi hüzünle bezenmiş bedeninizi,

Isıtamadık çocuk...

 

 

 

 

Uçsuz bucaksız denizin içinde,

Yüzün kaybolmuş ücra köşelerde.

Savaşıyorsun çocuk,

Dev dalgalara umut gemileriyle

Kafa tutuyorsun!

Koca yürekli çocuk...

 

Ve unutturma çocuk;

Kuş sesleriyle dolu sabahlara uyanmaya,

Annenin sinesinde korkmadan yatmaya,

Her çocuk gibi uçurtma uçurmaya,

Huzur dolu gözlerle bakmaya.

Senin de hakkın var,

Umuda yolculuk yapan çocuk...

GÜLCENAZ ARSLAN

 












































Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner128
    banner130
    banner131
    Hava Durumu
    Tümü Anket
    Ne Tür Haber Okuyorsunuz ?

    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:
    E-Gazete
    • Haber-Sistemi - 10 Ağustos 2011Manşeti
    Karikatür
    • Twiit
    Sen de Yaz
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri
    Siz de yazmak istemez misiniz?
    Ziyaretçi Defteri
    Arşiv

    banner129

    Safak Gazetesi MES Yan Sol -->