banner133

Azerbaycan Türklerinin siyasi Tarihi (I-Yazı)

Azerbaycan halkının yalnızca tabii servetleri ve arazisi değil, aynı zamanda eski ve kıymetli bir siyasi tarihi vardır. Elbette, bir makalede Azerbaycan’ın bütün siyasi tarihi meselelerini ele almak mümkün olmadığından biz yalnız XIX. asrın başlarından sonraki devirleri kısaca ele almaya çalışacağız. XIX. asırdan beri Kuzey Azerbaycan’ın siyasi tarihini bazı devirlere bölmek mümkün olabilir.

04 Kasım 2016 Cuma 23:48
Bu haber 7414 kez okundu
Azerbaycan Türklerinin siyasi Tarihi (I-Yazı)

Azerbaycan Türklerinin siyasi Tarihi (I-Yazı)

 

Azerbaycan halkının yalnızca tabii servetleri ve arazisi değil, aynı zamanda eski ve kıymetli bir siyasi tarihi vardır. Elbette, bir makalede Azerbaycan’ın bütün siyasi tarihi meselelerini ele almak mümkün olmadığından biz yalnız XIX. asrın başlarından sonraki devirleri kısaca ele almaya çalışacağız. XIX. asırdan beri Kuzey Azerbaycan’ın siyasi tarihini bazı devirlere bölmek mümkün olabilir.

Bunu şu şekilde ele alabiliriz:

1. XIX. asrın başlarında Kuzey Azerbaycan’ın Rusya tarafından işgal edilmesinden, Azerbaycan Cumhuriyeti kurulana kadar olan devir;

2. 1918-1920 yıllar Azerbaycan Halk Cumhuriyeti devri;

3. 1920 yılın Nisanı’nda Azerbaycan’ın Rusya tarafından ikinci kez işgal edilmesinden 1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılmasına dek olan Sovyet devri;

4. 1991. yılında Azerbaycan’ın bağımsızlığını yeniden ilan ettiği devir.

Yukarıda belirttiğimiz gibi, tarihi Azerbaycan’ın büyük bir kısmı güneyde, şimdiki İran Devleti’nin sınırları içerisindedir. Azerbaycan halkı bu arazide zengin siyasi tarih, medeniyet, ilim ve sanat eserleri oluşturmuştur. Lakin, biz Güney Azerbaycan tarihine dair meseleleri burada ele almıyoruz.

XIX. Asrın Başlarında Kuzey Azerbaycan’ın 
Rusya Tarafından İşgalinden Azerbaycan Cumhuriyeti 
Kurulmasına Kadar Olan Dönem

Açık denize çıkışı olmayan Rusya I. Petro zamanında 1700-1721 yılları arasında Kuzey savaşı sonunda Baltık denizine ulaştıktan sonra yılın çoğu zamanında bu denizin donması onun denizcilik için yararsız olduğunu görerek sıcak denizlere sahip olmak maksadıyla Hazar sahillerine ve Kafkasya’ya doğru kısa süreli bir akında bulundu. Hazar’ın güney sahillerine çıkan Rus orduları hemen geri çağrıldı. 1813-1828 yıllarda ise Rusya büyük güçlükle Kuzey Azerbaycan’ı işgal ederek Gülüstan ve Türkmençay antlaşmalarıyla kendisiyle birleştirmiş oldu. Güney Azerbaycan ise İran’a katıldı.

Azerbaycan’la olan savaşlarda oldukça fazla sayıda Rus asker ve subayı öldü. Bakü’de general Sisianov’un başı kesildi. Azerbaycan işgal edilse de halk işgalcilerle anlaşamadı. Rus işgaline karşı muhtelif direniş hareketleri devam etti. Rus hükümeti müstemleke desteklerini oluşturmak için Azerbaycan topraklarına gayrımüslümleri yerleştirmeye başladı. Azerbaycan’a Ermenilerin göç ettirilmesinin sağlanması için Erivan ve Nahçıvan’da göç komiteleri kuruldu. Göç ettirilenlere özel imtiyazlar verildi.

Ermeniler Kuzey Azerbaycan topraklarında, özellikle Nahçıvan, Erivan ve Karabağ’da iskan ettirildi. Bu bölgelerin ahalisinin etnik terkibi esaslı değişikliğe maruz kaldı. İşgal edilmiş topraklarda Ruslar ve Almanlar da yerleştirildi. Kuzey Azerbaycan’da ilk Rus iskanları 30’lu yılların başlarında meydana geldi. İşgal edilmiş Azerbaycan topraklarında kısa müddet 30’a kadar Rus köyü kuruldu. Gayri-Azerbaycanlıların göçürülmesi ile paralel olarak Azerbaycanlı ahalinin sayısı hayli azaldı. Müstemleke zulmünden canı yanan Müslüman ahali kendi ata topraklarından göçmeye başladı.

Mesela, Gülüstan sulhune kadar Karabağ bölgesindeki 20.000 Azerbaycanlı aileden yalnız 3.000 kadarı kaldı. Fakat, Çar idaresi Ermeni, Rus ve Almanları Kuzey Azerbaycan topraklarında yerleştirerek genel nüfus sayısını artırmış oldu.

Rusya’nın Kuzey Azerbaycan’da uyguladığı milli ve dini zulüm, yerli nüfusdan idare organlarına koymayışı, islam dinine, milli dile, adet-ananeye ve medeniyete saygı göstermeyişi yönetime karşı olan düşünceleri keskinleştirdi ve halkın gazabını artırdı. Rus müstemlekeciliğine karşı isyanlar başladı. 30’lu yıllar Kuzey Azerbaycan’da Çarizmin müstemlekecilik siyasetine karşı Azerbaycan Halkının mücadele gücünü kahramanlıklar seviyesine çıkardı. Car-Balaken, Talış, Guba ve Şeki’de isyanlar başladı. Fakat, onlar Çar orduları tarafından mağlup edildi. İsyanların liderleri ve destekçilerinin bır kısmı hapsedildi büyük çoğunluğu ise idam edildi.

Çarizme karşı mücadele ve gittikçe güçlenen eğitim herakatı Azerbaycan milletini daha da birleştirdi. Kuzey Azerbaycan’da milletin teşekkülü XIX. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıktı. Fakat, Azerbaycan halkının hala XIX. asırdan hayli önceleri milletin başlıca özelliği olan arazi ve maneviyat birliğine sahipti. Milletin oluşması için gerekli olan iktisadi birlik yalnız sanayileşme devrinde oluştu. Milletin teşekkülünde diğer mühim şart ise arazi birliği idi. En eski devirlerden başlayarak, Azerbaycanlılar güneyde Kızıl-Özen çayından başlayarak, kuzeyde Büyük Kafkas sıra dağlarına, doğuda Hazar denizi sahillerinden batıda Göyçe gölü ve Gürcistan’a kadar uzanan büyük bir arazinin sakini idiler.

Bu coğrafi sınırlar dahilinde halkımızın tarihi arazi birliği meydana çıktı. Milletinin teşekkülü prosesinin önemli yönlerinden biri Azerbaycan arazisinin Rusya ve İran arasında bölündüğü bir dönemde başlaması idi. İşgalden sonra Azerbaycan topraklarının muhtelif yönetimlerin terkibine katılması neticesinde kuzeydeki topraklar da parçalandı.

Azerbaycan halkı kendinin çok uzun zaman boyunca ağır imtihanlardan başarıyla çıkmış, medeniyet incileri yaratmış, yabancılara karşı mücadelelerden pişerek çıkmış, gelişmiş, yüksek manevi keyfiyetleri kazanmış ve dünya medeniyetine emsalsiz katkılarda bulunmuştur. Azerbaycan Türklerinin menaviyat birliğinin muhtelif yönlerinin kurallaşması halkın birlik şuuru ile ilgili olup kendi ifadesini umumi adet, anane ve yaşam özelliklerinde bulmuştur. Azerbaycan Türklerinin karakterinde misaferperverlik, büyüklere hürmet, merhametli olmak, dostluğa sadakat, samimilik ve bir çok konuda müspet özellikler taşımaktadır.

Yeni tarihi şartlarda Azerbaycan Halkının görkemli temsilcilerinden Mirza Fethali Ahundov, Hasan bey Zerdabi, Necef Bey Vezirov ve başkalarının edebi-bedii ve ilmi-toplumsal faaliyeti, 1875 yılında ana dilinde ilk gazeteyi neşre başlaması, dünyevi okulların sayısının artması ve milli tiyatronun kurulması Azerbaycan medeniyetini yükselterek çıkartarak milli şuurun uyanması ve inkişafında mühim rol oynadı. 80’li yıllarda yayına başlayan “Kaşkül” gazetesi ilk defa “Azerbaycan milleti” ifadesini kullanarak bu fikri tebliğ etti. Halkın görkemli temsilcileri gazetelerin sayfalarında halkı uyanmaya çağırır, ana dilini inkişaf ettirmeye ve “Vatan” mefhumunu yaymağa çalışırlardı. Ahmed bey ağaoğlu, Ali bey Hüseyinzade, Alimardan bey Topçubaşov ve diğerleri devrin en cesaretli aydınlardandı. Milyoner yardımsever Hacı Zeynalabidin Tağıyev, halkı ilim ve maarifle buluşturmak için büyük işler yaptı.

Azerbaycan’da kendilerine ait olan toprakların azlığına rağmen, Çarizm, müstemlekecilik ve Ruslaştırma siyaseti neticesinde XX. asrın başlarında buraya göç ettirilen Rusların sayısı arttı. Onlar, yerli köylülere ait olan verimli topraklara iskan ettirildi. Yalnız 1912’de Muğan’a göç ettirilmiş 20. 000 Rus’un yaşadığı 49 köy kuruldu. Devlet Ruslara resmi olarak silah verdi.

Asrın başlarında bütün Rusya İmparatorluğu’nu olduğu gibi Azerbaycanı da devrim harekatı bürüdü. 1901 yılının başlarında Bakü’de 15 civarında sosyal-demokrat dernek faaliyet halindeydi. Azerbaycan’da işçi harekatı geniş taraftar bulmuştu. Bakü bütün Rusya İmparatorluğu’nda devrim merkezlerinden biri haline gelmişti. Devrimi önlemek için Çarizm Kafkasya’da Rus askerlerinin yardım ettikleri Ermenilerin Azerbaycanlılara karşı katliamları başlattı.

Milli katliamları durdurmak bahanesi ile Çarizmi Kafkasya’da kuvvetlendirmek için ilave askeri birlikler yetiştirildi. Fakat, bütün bunlara rağmen, Rus işgaline karşı mücadelede Milli-azadlık harekatı bir an bile durmadı. Azerbaycan’da Milli-azadlık harekatının terkip kısmı köylü ve kaçak harekatı idi. Kaçak harekatının görkemli liderleri Nabi, Kerem, Deli Ali, Meşedi Yusuf, Meşedi Gadir, Gandal Nağı ve başkalarına resmi dairelerin çekememezlikleri artıkça onları yol kesen bir eşkıya gibi farzedip nüfusdan çıkarmaya çalıştılar.

Bununla birlikte, diğer kuralları da ortaya çıktı. Kabiliyetli gençler dünyanın muhtelif tahsil merkezlerinde öğrenimlerine ara verip vatana döndükten sonra Milli Demokratik hareketin kurulması ve gelişmesinde büyük rol aldılar. Avrupa’daki önceki fikirlerleri de bilen bu gençler ilk etapta kendini kaybetmeyen, milletin tarihini ve manevi değerlerini araştırmanın zaruriliğini anladılar.

Aydınlardan Hasan bey Zerdebi, Ali bey Hüseyinzade, Ahmed Bey Ağayev, Neriman Nerimanov, Celil Memmedguluzade, Mehemmed Hadi, Hüseyin Cavid, Üzeyir Bey Hacıbeyov, Mirze Elekber Sabir, Abdulla Şaig, Alimerdan Bey Topçubaşov, Firudin Bey Köçerli, Mehemmed Emin Resulzade ve başkaları milli ideallerin yayılmasında ve milli şuurun güçlendirilmesinde mühim rol oynadılar. Hasan Bey Zerdebinin ve Mehemmed Emin Rasulzadenin Milletçilik ve Devletçilik, Celil Memmedguluzadenin demokratizm idealleri büyük tesir gücüne malik idi. Milli tefekkür Türk aleminin görkemli temsilcileri İsmail Bey Gaspıralı, Nihal Atsız, Ali Bey Hüseyinzade, Yusuf Akçoralı, Ahmed Bey Ağaoğlu, Ziya Gökalp ve başkalarının Türkçülüğe dair fikirlerinden kaynak almaktaydılar.

Milli kadroların yetiştirilmesinde matbu sözün gücünü iyi anlayan aydınların gayreti ile 1905’de ana dilinde “Hayat” gazetesi neşredildi. H. Z. Tağıyev ve M. Muhtarov’un yardımlarıyla kurulmuş “Neşri maarif” ve “Nicat” maarif cemiyetleri halkın aydınlanmasında ve Milli Azadlık Harekatı’nın güçlenmesinde büyük hizmetler gösterdiler. Milli harekatın taleplerinden biri olan milli dilin müstakil gelişmesi ve tahsilin ana dilinde olması Azerbaycan öğretmenlerinin 1906 yılının Ağustos’unda yaptığı I. Kurultayında talep edildi.

XX. asrın başlarında oluşan şartlarda aydınlar ahaliyi teşkilatlandırmak için siyasi partilerin kurulması gerektiğine inandılar. Mehemmed Emin Resulzadenin liderliğinde 1902’de “Müsalman Gençlik Teşkilatı” kuruldu. Bu teşkilat gizli faaliyet gösteren “Müsalman Demokratik “Musavat” Cemiyyeti”ne dönüştürüldü. 1904 sonbaharında milli aydınların temsilcilerinden Mirhasen Mevsimov’un, Memmedhasan Hacınski’nin ve Mehemmed Emin Resulzade’nin teşebbüsü ile Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi Bakü Komitesinin bünyesinde faaliyet gösteren “Müsalman sosyal-demokrat “Hümmat” teşkilatı” kuruldu. Teşkilatın “Hümmat”, sonra ise “Takamül” ve “Yoldaş” gazeteleri yayınlandı. Bolşeviklerin kontrolü altına geçen “Hümmat” teşkilatı milli gayesinden uzaklaştı. Kendilerine, milli istiklal uğrunda mücadele eden M. A. Resulzade ve onların fikirdaşları olan “Hümmat” teşkilatından uzaklaşarak Rusya’nın müstemleke idaresine karşı Azerbaycan milli inkılap harekatını hedef seçtiler.

Çar, M. E. Resulzade’yi tehlikeli bir şahıs olarak takip ettirmekte idi. 1908 yılında İran’a gitmeye mecbur kalan Resulzade, Azerbaycan Türklerinin milli kahramanları olan Settarhan ve Bağırhanla birlikte Tebriz devrimine iştirak etti. Fakat, 1905-1907 yıllarında birinci Rus devriminin mağlubiyetinden sonra Azerbaycan’da milli bağımsızlık hareketinin temsilcileri ciddi baskılara maruz kaldılar. Sıkı takipler başladı, bağımsızlık fikirleri veren gazete ve dergiler kapatıldı. Azerbaycan ticari ve sanayi erbabı “Müselman Konstitusiya Partisi”ni kurdu.

1905 yılının ilk ve son baharlarında Ermenilerin Azerbaycan Türklerine karşı başlattıkları soy kırımlar ileri seviyede olduğu için sermaye ve büyük toprak sahiplerinin temsilcileri aynı aydınlar gibi siyasi parti ve silahlı müdafaa cemiyetleri kurmaya mecbur kaldılar.

1911 yılının Ekimi’nde Abbasgulu Kazımzada, Tağı Nağıyev ve Mehemmedali Resulzada tarafından kurulduğu ilan edilmiş Musavat Partisi, Azerbaycan Halkının siyasi yönden teşkilatlanması ve birleşmesinde mühim rol oynadı. Musavatın programında Müslüman halklarının birliğine, bağımsızlığına ve devletçiliğinin yeniden oluşmasına maddi ve manevi olarak yardım etmek vaad edildi. Musavat 1913 yılında faaliyetlerini geçici olarak durdurdu.

Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması Azerbaycan’daki şartları değiştirdi. Yeni vaziyet milli hareketi zayıflatsa da onu durduramıyordu. Savaş yıllarında düşman tarafların her birinin Azerbaycan’a dair kendine has planları vardı. Büyük devletler Azerbaycan’ın servetlerine sahip olmak istiyorlardı. Çarizm Müslümanlara, o cümleden Azerbaycanlılara inanmayarak askeri hizmete çağırmıyordu. İstihbarat birimleri Türkçüleri ve İslamcıları daha ciddi izlemeye başladı.

Bununla birlikte, Rus ordusu sırasında hizmet eden 200 kişiden fazla Azerbaycanlı subayın çoğunluğu savaşlarda gösterdiği kahramanlıklara karşılık muhtelif madalya ile taltif edildi. Generaller Samed Bey Mehmandarov, Aliağa Şıhlinski, İbrahimağa Vekilov ve Hüseyinhan Nahçıvanski’nin isimleri harp sanatı tarihinde önemli bir yer tutmuştur. İlk Azerbaycanlı askeri pilot Farruhağa Gaibov bu savaşlarda şöhret kazandı. Azerbaycan gençlerinden “Tatar süvari alayı” teşkil edildi. Bu alay Rus şovenistler hakaret amacıyla “Vahşi diviziya” diye adlandırdılar. Alay çarpışmalarda emsalsiz başarılar gösterdi. Bu savaş çatışmaları Azerbaycan Türklerine ve Müslümanlara büyük darbe vurdu.

Savaş bölgelerindeki Azerilerin evleri dağıtıldı, öldürüldüler ve yerlerinden göç ettirildiler. Çarizm savaş döneminde Osmanlı ve İran’dan Ermenileri büyük guruplar halinde Azerbaycan topraklarına ve özellikle Erivan, Nahçıvan, Yelizavetpol ile Bakü’ye yerleştirdi. Cephelerdeki mağlubiyet neticesinde imparatorluk dahilindeki düzenin bozulmasından da istifade eden Azerbaycan Milli Hareketi müstemleke esaretine karşı direnişini hayli güçlendirdi.

Ekim Devrimi neticesinde Çar devrildikten sonra ülkede geçici hükümet kuruldu. Çarlığın yıkılmasından sonra partiler kuruldu, tabii bunlarla birlikte Musavat da yeniden siyasi faaliyetlerine başladı. Sosyalist meyilli teşkilatlar Azerbaycan’da İşçi Milletvekilleri Sovyetleri kurmaya başladı. Ancak bunların Azerbaycan’da sosyal dayanakları oldukça zayıftı. Aslında bu sosyalistleri Azerbaycan Türklerinin dışındaki unsurlar desteklemekteydi. Diğer taraftan 17 Mart 1917’de geçici hükümetin Bakü’da yerli istihbarat ve takip organı olan İçtimai Teşkilatların İcrası Komitesi kuruldu. Azerbaycan’da siyasi partilerin faaliyetlerinin genişlemesiyle birlikte Müslüman Milli Şuraları da kurulmaya başlandı. 27 Mart’ta aydınların temsilcilerinden ibaret Müslüman Milli Şurasının geçici İcra Komitesi seçildi. İcra Komitesi’nin başkanı Memmed hasan Hacınski, yardımcısı ise M. E. Resulzade oldu.

Yerli ahalinin kesinlikle savunduğu Milli Şuralar hayli güçlü idi. Ekim Devrimi’nden sonra milli bağımsızlık harekatında yeni bir merhale başlandı. Azerbaycan aydınları Milli harekata yardım maksadıyla Müslüman Milli Şurası’nın Azerbaycan’ın şehir ve kazalarında şubelerini kurdular. Milli bağımsızlık harekatında ve Milli Azerbaycan Devleti’nin kurulmasında Musavatın rolü ölçülemez dercededir. 1917 yılının sonbaharında Güney Kafkasya’da Musavatın siyasi nüfuzu süratle arttı. 26 Ekim’de Musavat partisinin I. kurultayını açan M. E. Resulzade bağımsız Azerbaycan Devleti’nin kurulacağını söyledi.

Bu dönemde Azerbaycan’da milli bağımsızlık tartışması esasen üç yönde yapılıyordu. Birincisi, geçici hükümetin esaret altına aldıkları halklara uyguladıkları politikalar karşı mücadele idi. Çünkü, geçici hükümet Çarın müstemleke politikasını daha ince fakat daha tesirli bir şekilde yürütüyordu. Azerbaycanlıları bölücülükle suçlayarak milli bağımsızlık harekatını boğmaya çalışıyordu. İkincisi, Sovyetlere karşı mücadeleden ibaretti. İçinde Azerbaycanlılar yok denecek kadar azdı, esasen Ermeni ve Ruslardan ibaret Bakü işçi ve asker milletvekilleri Sovyet yönetiminin Azerbaycan halkının menfaatleriyle ters olduğunu ifade ediyordu.

Menşevik ve Taşnak blokunun önderlik ettiği Bakü Sovyeti bir ve bölünmez Rusya idealini savunuyordu. Azerbaycan Milli Hareketi bu siyasetin aleyhine idi. Üçüncüsü ise, imparatorluğun dağılması ile keskinleşen Ermeni-Müslüman düşmanlığı idi. Bu görüşe, Milli bağımsızlık hareketinin önemli bir bölümü ile milli aydınların liderleri katılıyordu. Daima ciddi gözetim altında bulundurulan Azerbaycan zenginleri ise milli bağımsızlık hareketine gizlice yardım etmekteydiler 1917 yılının Ekimi’nde Petrograt’ta Bolşevik ihtilali neticesinde geçici hükümetin devrilmesi neticesinde Bolşevik diktatörlüğünün kurulması ile ülkede tamamıyla yeni siyasi şartlar oluşmuştu. Bolşevik hakimiyetini kabul etmeyen milliyetçi güçlerin bütün Güney Kafkasya’yı Rusya’dan ayırmaları gerekliliği artık şüphe götürmezdi.

Teymur Gasımlı

Tarihçi-İstanbul Aydın Universitesi Uluslararası İlişkiler Yüksek Lisans öğrencisi

 

 

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner140
    banner130
    banner131
    Hava Durumu
    Tümü Anket
    Ne Tür Haber Okuyorsunuz ?

    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:
    E-Gazete
    • Haber-Sistemi - 10 Ağustos 2011Manşeti
    Karikatür
    • Twiit
    Sen de Yaz
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri
    Siz de yazmak istemez misiniz?
    Ziyaretçi Defteri
    Arşiv

    banner129

    Safak Gazetesi MES Yan Sol -->